Kanuni Takip ve İdari Takip Nedir?

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 20:03


Çekmiş olduğunuz kredi veya almış olduğunu kredi kartının düzensiz kullanılması ve bu kullanımın süregelmesi biriken borçların da geriye ödenmemesine neden olmuştur. Kişiler, var olan borçlarını ödeyemedikleri zaman bu borçlar hızla birikir ve ekstradan faiz eklenir. Kişilere omuzlarına binen bu yük zaman geçtikte daha da ağırlaşmakta ve kişilerin müşteri profilleri olumsuz bir hal almaya başlamaktadır. Kredi notu düşüklüğü, kara liste ve takip gibi durumlar kişilerin yaşayabilecekleri en olumsuz bankacılık pozisyonlarıdır. İdari ve kanuni takip ise bu aşamaların en son noktası olup, bu takiplere düşen kişiler banka nezdinde çok sıkıntılı bir duruma düşmektedir.

Takip, idari ve kanuni olarak ikiye ayrılmaktadır. Ancak bankalar, borçlu müşterilerine takibe düştüklerini söylerler. Genel manada kullanılan takip kelimesi, birçok müşterinin tam olarak hangi takibe girdiğinin bilincine varamamasına neden olmaktadır. Ancak bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri de iki farklı takibin olmasıdır. Bu iki farklı takibin de yaptırımları çok farklı olabilmektedir.

Borçlar kanunu gereğince kredi ve kredi kartları borçları 90 gün içerisinde ödenmezse yasal durumlar ortaya çıkmaktadır.  Bankalar ve kişiler arasında yapılan sözleşmelerde bu maddeler yer aldığı için bankalar, alacaklarını tahsil etmek için yasal bir hakka sahip olmaktadırlar.

Takip Nasıl Başlar?

Bankalar, borçlu olan müşterilerine 7 gün içerisinde borcun ödenmesine gerektiğine dair bir ihtarname gönderir.  İhtarda belirtilen 7 günlük süreç sonunda halen borç ödenmemişse bir süre incelenmeler yapıldıktan sonra borçlu olan kişinin dosyası avukata teslim edilir. İncelemelerin yapıldığı bu süreç idari takip süreci olarak adlandırılmaktadır. İdari takip sürecinde bankalar, gün içerisinde defalarca borçlu kişiye uyarı mesajları atar veya direk ararlar. Aradıklarında ise son derce cazip kolaylıklar sunan ve bir ödeme planı üzerinden anlaşmak isteyen bankalar, kişilerin daha zor duruma girmemeleri adına uyarılarda bulunur. Bu süreç kişilerin kara listeye girdiği süreçtir.

İdari takip sürecinde daha çok borçlu kişinin müdahale yetkisi fazladır diyebiliriz. Çünkü bu dönemde bankalar borcun geri alınması için esnek ödeme planları ile kişilerin karşısına çıkmaktadırlar. Lakin borcun halen ödenmemesi ile bir sonraki aşamaya geçilir.

Banka ve borçlu arasında bir ödeme planının ödenmemesi ile birlikte iş avukata gider. Bu süreçte borcun faizleri dursa da avukatlık masrafları geri ödenecek borcun üzerine eklenir. Avukat, bu dönemde sizler ile anlaşma yoluna gidecektir. Ancak bir anlaşmanın sağlanmamsı halinde hukuki icra takibi başlayacaktır. Hal böyle olunca var olan borcunuz önce idari takibe daha sonrasında ise kanuni takibe girmektedir. Her aşamada kişinin profilinin daha da kötüye gittiğini göz önüne alacak olursak, bilhassa idari takip sürecinde bankalar ile anlaşılmasının çok önemli olduğunu söylemeliyiz. Kişilerin sıkıntılı bir durum ile karşılaşmaması adına bankaların sunmuş olduğu esnek ödeme planlarını değerlendirilmedir.

 


Bir önceki yazımız olan Öğrenci İçin Banka Hesabı Nasıl Açılır? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir